ekspertiz sertifikaları

Dürüstlük, başta kendine kazandırtır, sonra da o sektörde ki herkese..

999 dan beri bu mesleği yapıyorum. Daha önce Sultan Çiftliği Umut Otomotiv ile başladım. Eskiden de ticaret farklıydı şimdi daha da farklılaştı. Çünkü her dönem beraberinde kendi yeniliklerini de getiriyor işin doğrusu. Eskiden internet yoktu. Eş dost ahbap ilişkisi çerçevesinde yürütülüyordu sonra öyle bir duruma geldi ki artık internet hem ülkeyi hem dünyayı küçülttü. Türkiyenin öbür ucundaki bir arabayı bir kaç dakika içinde test edip almaya yada almamaya karar verebiliyorsun. Ama önceden öyle birşey olsaydı İstanbulun dışında atıyorum Ankaradaki bir arabayı acaba gidip görsem mi oraya kadar gitmek bakmak bir gibi sürü meşakkati vardı. Ama şimdi o işler biraz daha kolaylaştı. Kâr marjları eskiden daha iyiydi. Yani sadece galericilik değil bütün sektörlerde kâr marjları daha iyiydi. Sonradan ne zaman ki rekabet arttı rekabetin artmasıyla beraber ister istemez fiyatlar ve kâr marjlarında düşüşler oldu.
Yeni yasadan haberiniz var mı? Yılda üç defadan fazla araç alım satımı yasaklanıcak satış serifikası olmadan araç satılamayacak.

Yasa hazırlandı tasarı halinde, henüz yasa çıkmadı. Hazırlandı, gönderilecek taslak olarak. Satış yapman için de ki o belgelere sahip olman ve galerici esnafı olman lazım. Noter yoksa satışı yapmayacak.
Galericilerin en çok, en büyük sorunları sizce nedir?
Yani bu işte en büyük problem, tabiri caizse ‘‘çaktırmak’’ Yani aldığınız bir aracın devrinde çıkabilecek problemler ya da işte aldığınız aracın devrini daha alamadan bir şekilde sizi kandırıp parayı alıp devirini vermemeleri.
Galericiliğin ilerisini nasıl görüyorsunuz?
Benim en çok dikkatimi çeken ve daha da türkçesi birazcık ta beni ürküten bir şey var. Piyasada rent a car adı altında açılan firmaların özünde galerici olmaları. Kendi nacizane araştırmalarımdan söylüyorum. Adamlar diyelim ki Reno grubuna gidiyor, diyor ki ben senden 500 tane, 1000 tane aracını alıcam. Nedir? X rent a car firması. Bu adam X rent a car firması adı altında o firmadan epey iyi bir iskontoyla o arabaları alıyor. Bu arabaları pyasada üç ay yada altı ay periyodlara satılamaz şerhi konuyor. Bunlar bu arabaları getiriyor, yok pahasına denecek şekilde kurumsal büyük firmalara veriyor. Üç ay araba çalıştırdıktan sonra, daha arabalar 10 bin kilometreyi doğru düzgün bulmamışken bu arabaları, çekiyorlar. Piyasaya ihale adı altında sürmeye başlıyorlar ve bu arz talep dengesini ciddi boyutta bozacak.
Umran Bağımsız Araç Ekspetriz olarak biz başka şeyleri de yapıyoruz zaten, Uzaktan Ekspertiz, esnaf ordan buraya gelmeden diyor ki Ozon Oto şu arabayı Umran’a götür. Orda ki bayimizden, şubemizden raporunu alıyor veya şubemize hiç gitmiyor direkt web sayfamızdan arabanın plakasını yazıp raporunu görüntüleyebiliyor. Esnaflar arası diyaloğu arttıracak, ticareti arttıracak şeyler yapmaya başladık. İşte Umran Bültende de esnafı birbiriyle kaynaştırıyoruz.
Yani tabi bu bahsettiğiniz hizmet çok önemlidir. Örnek veriyorum ben Diyarbakırlıyım. Diyarbakır da bir sürü akrabam olmasına rağmen, Diyarbakır da bir araç alacak olsam bir akrabamı gönderip araca bakıp etmesindense, kişiye Umran Ekspertiz var, götür oraya baktır. Umran Ekspertiz benimle görüşsün, tamam derse ben aldım demek, benim işime daha iyi gelir. Neden? Orda on tane de benim tanıdığım, eşim, dostum, kardeşim de olsa arabalardan anlamaz. Nereye kadar bakacaklar? Teknoloji var işin içinde…
Aldığınız ilk araba neydi hatırlıyor musunuz?
92 Kartal’dı. 93 yılında 92 model kartaldı ve o arabadan aldığım keyfi, heyecanı hiç birşeyden almadım. Kendi arabam, evet. Babamların arabaları oluyordu ama hani insanın kendi arabası oluyor derler ya benim kendi ilk arabam 1 yaşında ege mavisi renginde 92 model Tofaş kartaldı.
İlk sattığınız arabada o mu oldu?
İlk sattığımda o oldu. Yani o zaman galerici değildim tabi, kendime ait. Gençtim, yani o şekilde.
İkinci el arabalarda müşteri de ki en büyük problem güven mi?
Daha çok güven. En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi güvendir. Hani güvenin dışına çıktığımızda, zaten herkes bu konuda uzman olmuş. Geriye bir tek şey kalıyor o da nedir? Arabanın temiz olması işte nedir? Boyasız, kazasız, az kullanılmış olması vs durumlarına bakıyorlar. Bunları da seçtikten sonra sorun geriye kalmıyor
Bizim bültenimizi bir çok insana ulaşıyor. Onlara, bu mesleği yapmak isteyen arkadaşlara, tavsiyeleriniz neler olur? Ya da yapan esnaf abilere, tavsiyeleriniz ne olur?
Valla benim en büyük tavsiyem; ne olursa olsun, dürüst çalışmaları. Çünkü dürüstlük, başta kendine kazandırtır, sonra da o sektörde ki bütün insanların adını bozmamak adına onları da temize çıkarır. Dürüstlük kısa vadede belki az para kazanmanıza sebep olur, ama uzun vadede sürekli yukarıya doğru olacağı bir çizim gösterir sizin için karlılık anlamında. Ben dürüstlüğü ön planda tutuyorum . Hani ikincisi ise araba, özellikle araba, ben kendi adıma söyleyeyim ben arabaları seviyorum. Arabaları sevdiğim için, arabacılığın içerisindeyim. Yani ben bu arabaları sevmesem, vallahi de billahi de bu işi yapmam. Benim kapımda en iyi lüks otomobilim de olsa ben zaman zaman kapımda ki en sıradan bir otomobile de binerim.