ekspertiz sertifikaları

Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık Röportajı

Sektörün sorunlarını çok iyi biliyoruz
Çünkü bu sektörün mutfağındayız

Bursa’da yaklaşık olarak 25 senedir oto alım satımı yapmaktayım, 10 seneye yakın da Bursa Oto Galericiler Odası Başkanlığı yapıyorum. Evli, iki çocuk babasıyım. Bursa’da odamıza kayıtlı 600 tane esnafımız var. Kayıt dışıyla birlikte 1.000’e yakın esnafımız bulunuyor.

Bursa, otomotiv sektöründe beyin diyebileceğimiz, önemli yerlerden birisi. Bursa’nın bir özelliği daha var; Türkiye’de esnafı temsil eden tek oda Bursa Oto Galericiler Odası, diğer illerde de var ama karma diye nitelendirdiğimiz oto elektrikçilerle, yıkamacılarla beraber kurulmuş oda’lar var, bunlarda toplam 5 tane ama sırf galericileri temsil eden oda, Bursa Oto Galericiler Odası. Bu avantajı kullanarak 2. el otomotiv sektörüne de çeki düzen vermek için bir çok çalışmalarımız var, sıkıntılarımız var, sorunlarımız var, çözümler var. Bunlarla ilgili de defalarca Ankara’da bakanlıklar ile görüştük. Görüşmeye de devam ediyoruz.

Esnafımıza faydalı olduğumuza inanıyoruz. Yine biz Türkiye’de oda olarak bir ilki başardık. Şu idi : ikinci el otomotiv sektöründe Vergi Usul Kanunu’nda ciddi boşluklar vardı. Yani, nasıl alınır, fatura nasıl kesilir, üstünüze nasıl geçirilir, hangisi %18’dir, hangisi %1’dir, bu konuyu biz beş sene önce Vergi Dairesi Başkanları ile Ankara’da yaptığımız görüşmeler sonucunda çözdük. Bunun ile ilgili bir kitapçık hazırladık. Esnafımıza ve dışarıdaki insanlarımıza dağıttık. Şöyle söyleyebilirim, Bursa Oto Galericiler Odası olarak 2. el Vergi Usul Kanunu’nu bir çok muhasebeciden, bir çok vergi dairesi memurundan daha iyi bilir hale geldik.

Bu konu ile ilgisi olmayan birisi dahi kitapçığımızı alıp okusa, kaza yaptığımızda ne yapacağız, kaç çeşit satış var, noter satışı nedir, onların örnekleri, nüsha yada plaka kaybolduğunda, kaza yaptığımızda ne yapmamız lazım, araç muayenesi nedir ne işe yarar, arabada bulunması gereken zorunlu belgeler, muayene tarihi gelmeden önce neler yapılması lazım, LPG’li ise ne yapılması lazım? İçişleri Bakanlığı şehir içerisindeki galerilerin yasaklanmasına ilgili genelge gerekçesi ile beraber yer alıyor, şu çok önemli hangi araba %1 hangi araba %18. Bunun ayrımını Türkiye’de vergi dairesi ile beraber ilk biz yaptık. Satış sözleşmesinden tutun da ikinci el kati satış sözleşmesine varana kadar bu kitapçığın içerisinde mevcut. Dediğim gibi, bunu okuyan insan hiçbir şekilde sıkıntı çekmeden bir çok konuda aydınlanabilir. Yine oda olarak birçok anket çalışması yaptık. Esnafımızın sorunları nedir, beklentileri nedir? Bu beklentiler doğrultusunda mücadele ettik. Şehir içerisinde oto alım satım yapan bizi sitelere mahkum eden zihniyet, biliyorsunuz ki İstanbul da bu sıkıntıyı yaşıyor. Şehir içerisinde bazıları oto alım satımına müsaade ettiler. Biz burada buna müsaade etmedik. 4 senede yazdığımız dilekçe sayısı herhalde 2000’i geçmiştir. Sıfır bayiler de dahil, çünkü ikinci el satmak ayrı bir ruhsata tabi. Sıfır bayisi ikinci el satamaz. Onlarda ruhsat almak mecburiyetinde. Burada bir çok sıfır bayiyi mühürlettik. Satışını engelledik ama ortaya şu çıktı, yerel yöneticiler ahbap-çavuş ilişkisinden dolayı, taşın altına elini sokmamak için direniyorlar.

Yeni bir yönetmelik çıkacak. Gerçi biz o yönetmeliğe karşıyız. Bunun da mücadelesini veriyoruz. Taraf olduğumuz yerler var taraf olmadığımız yerler var. Bir de esnafı temsil ettiğini iddia eden bir kurul var! Sonuçta yasal kimliğine baktığımız zaman tüzel kişiliği olmayan resmi kişiliği olmayan bir kuruluş bu. Bütün yetkiyi ve belgeyi kendinde toplayıp galericileri mağdur edebilecek çalışmalar yapmakta. Bu çalışmalarla yaklaşık 4 senedir tek başıma mücadele ederken İstanbul oda başkanımız, İzmir oda başkanımız bize destek verdi. Şu anda sık sık basında dile getirilen 26 Nisanda ortaya çıkacak olan yasayla ilgili görüşlerimizi net olarak bildirdik. Bu sektörün sorunlarını biz çok iyi biliyoruz. Çünkü biz bu sektörün mutfağındayız. Sorun çözüm, sorun çözüm. Yani aklınıza gelebilecek her şey… Oto galerideki, bankadaki, eksperdeki, araba pazarındaki sıkıntılar, araç muayenelerindeki sıkıntılar, aldığınız araçların bandrollerine varana kadar, eğitimin nasıl yapılacağını, yetki belgesinin nasıl, hangi şartta ne fiyatta, ne baz alınarak, birilerinin yanlış yönlendirmelerinin önünü kesmek için, çünkü bu birilerinin galericilerin çok paralar kazandığını izah eder gibi konuşmalarının önüne geçmek için baya bir mücadele verdik. En son Esnaf Odaları Genel Müdürümüz olsun, daire başkanımız olsun, bize ciddi anlamda yardımcı oldular. Ticaret Genel Müdürü’müze konuyu izah ettik, toplantı yaptık, sektör olarak esnafların lehine çıkacak olan bir yasayı esnafların aleyhine çıkartmak için bir çalışma yapıldığını anlattık. Şimdi oradaki sıkıntı ne? Örnek olarak söyleyeyim, yetki belgesinin kim tarafından nasıl verileceği ve fiyatı nedir? Bu gün biliyorsunuz kamyonculara K belgesi çıkartıldı, 3-5 bin TL’den başlıyor 200 bin TL’ye kadar çıkıyor. Böyle bir sistemi işleteceksiniz. Bu fiyatı belirlerken benim bilançomu mu baz alacaksınız diye sorduk. Bize söylenen bilanço baz alınacağını söyledi. Bu olmaz. Neden olmaz, çünkü bakın benim 100.000 TL param var, ayda 1 kere araba alıp resmi olarak faturalı satarsam sene sonunda 1 milyon 200 bin TL cirom çıkar. Ama benim 100.000 TL param var, 1 milyon 200 bin TL yok ki. Siz bunu 1 milyon 200 bin TL baz alıp da bana yetki belgesi fiyatı belirlerseniz Türkiye’de yaklaşık 18.000 resmi esnaf diyorum, bakın şirket demiyorum, esnaf, galericiyi 1 dakikada 100’e indirirsiniz. Adamın 200 bini var ise 2 milyon 400 bin yapar, yani alamazsınız siz bunu. İkincisi eğitimini nasıl vereceğiz. Şimdi birileri kurnazlık yapıp mesleki yeterliliğe başvurup bu mesleki yeterliliğin kriterlerini çıkartmışlar ama bakın siz Avrupa’yı veya mesleki yeterliliği baz alırken Türkiye’yi unutuyorsunuz. Türkiye’deki yaşam şartını, Türkiye’deki eğitim şartını, bu sektörün kültürel ve eğitim düzeyini unutarak, siz Avrupa’ya istinaden bir yasa hazırlarsanız bu esnaf ne yapsın. Gelelim ekspertiz olayına. Şimdi devlet diyor ki çıkartacağı yönetmelikte, devletin veyahut da mesleki kurumların tavsiye edeceği yerlerde bundan sonra ekspertiz yaptırılacak. Tamam, olur sıkıntı yok benim için. Devamında diyor ki, ekspertizin yaptığı yanlıştan ötürü galericiler sorumlu tutulacak. Şimdi 1. ekspertizliğin bir okulu yok veya Türkiye’de uygulanabilecek bir standart yok. Avrupa yapısını yaptık mı, yapmadık. Dedik mi otomobil mezunu adam ekspertiz açabilir, makine mühendisi açabilir. Orası meçhul, hiç yok. 2. devletin veya resmi kurum biziz, bir de bu derneği de sayıyorlar. Kimi tavsiye edecek, ben atıyorum Bursa’da A firması dedim, devlet dedi ki B firması, peki bu fiyatı kim belirleyecek? 3. şimdi ben A veya B firmasına aracı muayene yaptırma mecburiyetim var. Fiyatını nasıl belirleyeceğiz. B firması dedi ki 250 TL ama ben A firmasına 50’ye 100’e yaptırıyorum. 4. Gösterdiğiniz firmanın yaptığı yanlıştan benim esnafım neden kefil sorumlu. Şimdi doktora gidiyorsunuz doktorun yapmış olduğu yanlış ameliyattan hastayı sorumlu tutuyorsunuz gibi bir şey. Bunu bir açıklaması lazım. Fiyatının, şartlarının, standartlarının olması, bunu bir ortaya koyalım. Bu 18 madde ile siz kalkıp da ben sektöre çekidüzen verdim dediğiniz zaman hayal kurarsınız. Öyle de olmaz. Home ofislerle ilgili hiç beyan yok. İlla da dükkan tutmak zorunda değil bu insanlar. Metre kare olayına geldik, onlar 400 m²’de ısrar ediyor. Türkiye Cumhuriyet’inde yaşamıyor bunlar herhalde. Bakın İstanbul’da tahminen nereden bakarsanız bakın 15-20 bin esnaf var. Ve siz İstanbul’u biliyorsunuz, dükkanları biliyorsunuz. Orada hangi yer 400 m² olma şansı var. Peki Bursa için söylüyorum. 2 tane sitemiz var bizim. Ortalama metre karelerine baktığımız zaman 150 metre 200 metre yok. 150 en fazla. Bu sitelere ne olacak. Şimdi İstanbul’daki siteleri iptal edeceğiz, nereye site yapacağız. Veya nereye dükkan açacağız 400 m². Pazarlık usulü ile biz 200 m²’ye kadar düşürmeye çalıştık. Ve düşürürken dedik ki mevcut siteler muaf tutulsun, yani İstanbul’daki , Bursa’daki A firması muaf tutulsun, bundan sonra bu yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra şehir içi de dahil olmak üzere ticari alan bölgelerinde 200 m² minimum olmak şartı ile insanlar iş yerlerini açsın. Ama hayır, bütün dükkanlar 200 dediğimiz zaman, bakın şu sitenin maliyeti bu günün itibarı ile 100 trilyon. Bu 100 trilyonu biz çöpe mi atacağız. Bunu düşünmeden, sektörün gerçek temsilcileri ile görüşmeden … Ankara’da yaptınız yine sıfır. 200 m² nerede var orada, adamlara trilyon ile yer satıyorsunuz Büyükşehir de bastırıyor. Ankara’da belediye şehir içerisinde kapatılsın diye bastırırken diğer illerdeki belediyeler niye bastırmıyor. Bakın kimin tarafındasınız veya ne oluyor lütfen bunu çözmek lazım. 1.’si her çıkan yönetmelikte bütün sorumluluklar sıkıntı esnafa yüklenmiş. Arabaya garanti vereceğiz, verelim, hiç bir sıkıntı yok, nasıl vereceğim, buyurun konuşalım. Avrupa’da veriyorlar. Evet Avrupa’da veriyorlar ama Avrupa’da nasıl verildiğine baktın mı hiç. Siz Çin’den 50 TL’ye balata getirtirseniz 25 TL’ye balata getirtirseniz bunu da bu piyasa da satıp o arabalara taktırırsanız esnaf nasıl garanti verecek. 2. si kapalı bir kutu “motor”. Yani ben de bu arabayı alırken yüzbinler vererek alıyorum. Bozuk araba almamak için mücadele veriyoruz. Ben bilemem, ekspertiz de bilemez bunu. Eksper motor ölçmeye girdi, orada performansı iyi çıktı, ertesi gün patlar o motor. Neden, çünkü pistonlar yıpranma aşamasına gelmiştir, 2 gün sonra salar kendini. Şu anda bazı sigorta firmaları arabalara 6 ay veya 10.000 kilometre garanti adı altında sigorta yaptırarak garanti vermektedir. Garantide de bana sigorta poliçesi sattıracak iseniz üslup bu olmaması lazım. Siz ilk önce yurt dışından gelen kalitesiz ve kayıt dışı çalışan tamircileri kayıt altına alın, Avrupa’da nasıl oluyor garajlarda, vatandaş arabasını tamire götürdüğü zaman, yetkili servisler garajdır, orada garaj olarak geçiyor tamirhaneler, adam giriyor bilgisayarına sistem kurulmuş, ağ kurulmuş, diyor ki ben müşterinin balatasını değiştirdim, şu marka balata taktım, 2 yıl garanti var, müşteri gittiği zaman, görüyor arabada ne var, ama ben bunu göremem. Servistekini göremiyorum ki. Ben nasıl garanti vereceğim. Peki ekspere ne kadar güveneceğim? Eksper bana ne kadar güvenecek? Peki ben arabaya on numara verdim, vatandaş gitti yağını koymadı, suyunu koymadı veya çukura düştü, zorladı, acemi şoför çok. Peki bu arızanın satıcının garantisinde olup olmadığını, bu aracının neden olduğunu kim tespit edecek. Şimdi ben dedim ki sana sapasağlam verdim. Sen motoru zorlamışsın kardeşim, motoru yaktın dersem vatandaş dedi ki hayır. Kim yalan kim doğru. Hakem heyetlerimiz var mı ? Bunun ile ilgili bilirkişilerimiz var mı ? Bakın mahkemelere gidersiniz. Ben Bursa’da bilirkişilik de yapıyorum. Ama bakıyoruz bilirkişilere makine mühendisleri bilirkişi olmuşlar hep otomotiv sektöründe. Şanzıman nedir dersem bilmez. Diferansiyel ne desem anlamaz. İçinde dişli var mı, yamuk mu duruyor düz mü duruyor bilmez. Otomotiv mühendisi olsa diyeceğim ki otomotivden anlar, makine mühendisleri yapıyor. Ve o kadar bariz yanlış bilirkişi raporları var ki, niye çünkü siz mutfakta olmamışsınız. Elinize yağ değmemiş. Yani mahkemeler bu işi çözemiyor, buyurun siz nasıl çözeceksiniz. Şimdi biz bunu devlete anlatmaya çalıştık. Ama en son alınan karar şuydu; taraflar bir araya gelecektik, o taraflar ile konuşup ortak yol bulacaktık. Ama olmadı. Çünkü biz görüşümüzü, her şeyimizi bildirdik. Sorunumuz bu, siz çözün de demedik. Sorun, cevap, çözümünü de yazdık altına. Bekliyoruz heyecanla. 26’sından sonra yürürlüğe gireceği söyleniyor. Yaptığımız görüşmelerde aleyhimize çıkacak bir şey deniliyor. Ama mesela eğitim bile bir sorun. Yani galericilere siz muhasebe eğitimi vereceksiniz. Galericinin muhasebe programı ile ne işi var arkadaş. Bir de sıkıntı şurada, kişileri tenzih ediyorum ama araba alıp satmamış, notere gitmemiş, araba pazarına gitmemiş, bankadan gidip kredi çekmemiş insanlara hazırlattığınız yönetmelik öyle kalır. Notere sorumluluk vermiyor, sigorta şirketlerine tramere sorumluluk vermiyor, ekspere sorumluluk vermiyor. Bütün her şeyi bende. Ben dedim ki devlet olarak siz ne vereceksiniz bana. Tramer kaydını ücretsiz açabiliyor musun, ver bana şifresini. Peki arabanın üzerindeki haczi görmüyorum, arabanın her şeyine kefilim ama araba ile ilgili bir bilgiye ulaşamıyorum ben. Hep benden para istiyorsun. Kaldırdılar EGM’den araç sorgulamayı. Burada pazarlık yapıyoruz, gidiyoruz notere parasını da veriyorsun, Noter diyor ki arabanın üstünde haciz var. Tramer’i bana aç, ya da trameri kapat, zaten tramer baştan aşağı yanlış. Araç sorgulamayı niye kapattınız emniyetin sayfasında diyor ki özel bilgiler kullanılması suçtur. Başım gözüm üstüne doğrudur. Peki tramerde kullanılan bilgiler ne? Benim arabamın kazalı olup olmadığını sen kime sordunda bilgisini paylaşıyorsun ve üstüne bir de para alıyorsun, benim arabamın bilgilerini satarak. Sattığınız bilginin de çoğu yanlış. Sonuçta oda kişilerin özel bir mülküdür. Benim adıma kaydı olan bir aracın ne kusuru olduğunu, sen hiç kimseye satamazsın. Örnek veriyorum, benim aracım günde 100 kere sorgulandı diyelim, kazandın 50 lira 100 lira. Dedin mi, senin arabanı bu gün sorgulattık, senin arabandan bu kadar kâr ettik, al seninle de sözleşmemiz var şu para da senin. Bakın rakama vurduğunuz zaman senede yaklaşık 15 milyon araç sorgulanıyor. Şimdi sen bunların hepsini duvar yapıyorsun ve diyorsun ki eller yukarı teslim olun. Niye? İşi bilmeyen insanlar, kendi menfaatlerini ve çıkarlarını düşünen insanlar ile yapacağınız yönetmeliğin sonucu bu olur. Peki ben de soruyorum devlete, bu gün Hakan Yanık buradan kalksa, yerine resmi olarak geçecek binlerce insan var. Burası resmi bir kurum. Milli Eğitim Müdürünü atsan ne olur, yerine yeni bir Milli Eğitim Müdürü gelir. Ama yarın devlet dedi ki bu sivil toplum kuruluşu yanlış kapattım, yetki belgesini kimden alacak vatandaş. Devlet dururken, eğitimi niye onlar veriyor. Resmi kurumlar dururken, buradaki ben mantığı anlayamadım bir türlü. Şimdi bunun çatışması devam ediyor. Biz bunun için uğraşıyoruz ve alenen söylüyorum da artık. Bu yönetmeliği en sonunda biz 3 oda başkanı mahkemeye taşıyacağız. Eğer bizim beklentilerimize cevap vermezse. Çünkü biz defalarca, genel müdürümüzden de Allah razı olsun hep yanımızda durdu, derdimizi anlattık. Bize söylenen şu, biz bunu çözeceğiz, hiç kimseyi incitmeden, vatandaşı incitmeden, biz de heyecanla bekliyoruz ama şunu bir kez daha buradan söylüyorum, bu sektörün temsilcisi oda başkanlarıdır, site başkanlarıdır. Siz ekspertizsiniz, ekspertizlerin hali ne olacak diye soruyoruz, cevap yok. Ama sen diyorsun ki ekspertizin yaptığı hatadan Hakan Yanık sorumlu. Ne olacak, siz şimdi para harcıyorsunuz. 7 bin TL kira vereceğim diyorsun. 25 bin TL senin giderin. 3 gün sonra bu yönerge çıkıyor diyor ki kardeşim ekspertizleri şurası yapacak. Ben sana gelemem ki, senden alacağım eksper benim işime yaramaz ki. Peki niye masraf ettiriyorsunuz insanlara. Gelin kardeşim, 16-18 geçici madde ile 22 madde ile değil de 122 madde yapalım. Çağıralım Türkiye’deki eksperleri de, siz ne düşünüyorsunuz diyelim. Oraya da bir neşter vuralım. Bundan sonra bu adamlar da bilsin ki ben bu şekilde eksper açacağım. Öbür adam da desin ben bu şekilde arabayı tamir edeceğim. Bunlara bir standart getirelim. Diyelim ki kardeşim ekspertiz mi açacaksın, cahilce aklımla söylüyorum, en aşağı 10 yıl oto alım satımı yapacaksın, belgele sana yetkiyi vereyim. Veyahut da en aşağı 5 yıl kaportacılık, veya otomotiv mühendisliği olmalı, makine mühendisliğini de kabul etmiyorum. Ama buna bakacak göz, elini sürecek uzman önemli. Ben bir kez daha söylüyorum, ekspertiz merkezlerinde verilebilecek garanti şudur; kaporta aksamıdır kardeşim. Bunun dışında mekanik aksama vereceğiniz her garanti yalandır. Nasip ve kısmettir. Bana bakanlık diyor ki nasıl ! Adam atar içine katkıyı koyar, 50 kere teste de girse motor durumu iyi çıkar. Ama bir ay sonra da… ekspertizlik nedir biliyor musun gerçeği, getirir arabayı koyarsın, açarsın motoru, pistonları ölçersin, sekmanı ölçersin, ondan sonra dersin ki bu arabaya sekman yapacağız sadece. Şimdi sen hastaya diyorsun ki kanser olmadığının garantisini ver. Adam göremiyor ki kardeşim. Bu doğruları anlatınca insanların işine gelmiyor. Elektrik sistemine garanti ver, nasıl garanti vereceğim ben elektrik sistemine. Otomatik şanzımana garanti ver, sen ona nasıl vereceksin, verebilecek misin garanti. Şanzımana garanti ver, nasıl vereceğim ben, diyorum ki benden önceki adamın kullanış şekli, vitesi geçirme şekli, baskı balatayı nerede nasıl kullandı? Bu böyle oturup da 5 dakika da çözülecek bir iş değil. Üniversitedeki profesör bile bu işi çözemez. Bu işin tamircisini alırsın, motorcusunu alırsın, kriter belirlersin. 10.000 km kriteri var, Türkiye 10.000 km’de bitmez ki. Sen kilometre düşürme olaylarına ciddi bir yaptırım getirip de tespit edilenlerin infazını yapsana. Kilometre oynanmıştır, ağır kusurludur diye geri göndersene. Bitmez 10.000 kilometre. Gidelim İstanbul’dasın bir sigara içinceye kadar kilometreyi geri alıyorlar mı, yaparım 10.000 kilometre, 30 TL değil mi, 50 lira olsun. Bir 10.000 daha yap, bir daha çekerim. Sen de diyemezsin ki sen hiç gezmedin mi 6 aydır? gezmedim ! Arabaya GPS mi taktık, veyahut ayrı bir sayaç mı var? Yok ! Bunlar oturup 3 günde 5 günde değil müzakereler edip yanılma deneme yöntemi gerekirse kullanıp yapılması gereken şeyler. Öbür türlü sektörde kaos yaratırsınız ve sektörü birilerine peşkeş çekersiniz. Mesela 2016 yılında yaklaşık 7 milyona yakın araç el değiştirmiştir. Sektöre çeki düzen veriyorsun, Vergi Usul Kanunu’na da düzen versene, ben bu işi yapıyorum. Benim satın almak için aldığım aracın bandrolünü ve sigortasını iptal ettirsene. Yani benim vitrinde duran aracım için niye ben devlete vergi ödeyeyim. Zaten KDV ödüyorum, geçici vergi ödüyorum. Bu da sektörün sorunu. Sigortam olmadığı için ruhsat alamıyorum. Ama benim aracım gezmiyor ki piyasada. Geziyorsa senin polisin ne iş yapıyor. Bağlatsın ! Bakın arkadaşlar, şu anda esnafı ve hükümeti kandırmak için çalışan bir grup var. Gerçek meslek sektörleri ile çalışmayıp parası olan insanlar devreye girip bu insanlar esnafı, sizi de dahil olmak üzere hepimizi bitirmek için uğraşıyorlar. Biz oda olarak bunun mücadelesini veriyoruz. Bu gün sıfır bayilerinin %20’si darbeli araç satıyor. Sıfır bayilerine ikinci el yaptırımı yok. Sıfır satarken verdiği hatalı ayıplı mallara çeki düzen veriyoruz yok. Vergi Usulde düzeltme yok, İçişleri Bakanlığında düzeltme yok. Yani biz bakana şunu desek ne olur ki, biz arabalarımızı muayene götürdüğümüz zaman TüvTürk bize sigorta aramasın, egzoz muayenesi aramasın. Biz bunu satacağız, alan adam yaptırsın veya ben yaptırayım. Veya notere satışa gittiğim zaman Hakan Yanık senin sattığın arabanın sigortası yok, muayenesi yok, beni göndermesin. Çünkü ben bunu satıyorum, anlaşmaya bağlı olsun bunlar. Ama ne yapıyorum 10 tane araba aldıysam bunların muayenesi yoksa sigortası yoksa düşünsene, 20 gün 1 ay 2 ay elimde kalacak ama benden çıkan paraya bak. Bunu devlete verelim, sigorta şirketlerine niye veriyoruz kardeşim. Sistemi kurun. Bunlar niye konuşulmuyor? Benim sorunum, garantili araba satmak ise yatıralım masaya, çağıralım garanti verecek adamı, çağıralım tamirciler, yedek parçacılar odasını. Ben bundan sonra garanti istiyorum. Peki sistemi nasıl oturtacaksınız? Yetki verdiniz, bu neye yarayacak. Bunu noter nasıl görecek, nasıl uygulayacak. Vatandaş yılda kaç araba satacak. Kayıt dışı satışın önünü kesemedikten sonra neye yarar bu. Biz şunda karar kıldık odalar olarak. Yılda 3 tane araba değiştirsin vatandaş. Ama 3 satışı nasıl yapacak. Ya kendi adına ya da vekaletname ile 4 arabayı vekaletname ile ya da kendi adına ise satamaz. Noterlerden de satışı alalım. Ben bunu teklif ettim. Biz bu işi trafikte bitirelim. Ben neden notere gidip 130 TL para veriyorum. Bu plaka ve ruhsatı sen veriyorsun. Buna niye para ödüyorum ben. Daha o sistemi oturtamayan kurul bunu nasıl oturtacağız.

İnternetten satışla ilgili; Sahibinden.com 300 liradan başladı şimdi 10 araba 5 bin TL diyor. Ben vatandaşa hep söylüyorum internetten araba alınmaz kardeşim. Yalandan gidip de Adana’ya, Urfa’ya Mersin’e… Evet alınanlar vardır doğru çıkanlar vardır ama yanlış oranına baktığınız zaman doğruyu yok ediyor. Dolandırıcılık had safhasında. Araba alacak adam İstanbul’da mı gidecek gezecek görecek alacak. Esnaftan alacak. Nasıl esnaftan alacak; dükkanına girecek, bakacak ruhsatı var mı, vergi levhası var mı, soracak bunu. Alacak eksperine de götürecek, parasını de en sonunda noter satışı yapıldığında verecek. Öbür türlü, amcamın oğlu, dayımın oğlu, kandırdılar geri geldik yok öyle bir şey. İnternetteki fotoğrafı güzel gözüküyor. Çok öyle dönen arkadaşlarımız var. Arabada lokal boya var diyor. Gidiyor bakıyor, hem de 20 tane lokal boya var. Topladığınız zaman tam yapıyor, Bir kez daha söylüyorum, bu noktada ekspertizin işi bizden daha zor. Sıkıntısı had safhada olan bir kurum. Bu işin uzmanı alanında çok az, kurumsal anlamda yapılırsa çok güzel bir iş. Şu çok önemli, vereceğiniz teminatlar, yaptığınız yanlışın arkasında durabilecek misiniz? Bu şekilde çalışırsanız sırtınız yere gelmez.