ekspertiz sertifikaları

Kültür Otomotiv Gökalp Susuz Röportajı

kenan

1994 yılında Kültür Otomotiv’de başladım. Galericilik sektörüne de burada başladım ve burada devam ediyorum. Yaklaşık 22 yıldır bu sektördeyim. Bu sektöre doğrudan galericilikle başlamadım. Öncesinde kurumun başka bölümlerinde görev aldım ve sonrasında galericiliğe başladım.
Otomotiv sektörünün dününe bakacak olursak, önceki yıllarda otomobillerde farklılık aramıyordu insanlarımız. Belli başlı araç marka ve modelleriyle alım satım yapılıyordu. İnsanlarımız bu belli başlı araçlara biniyorlardı. Bizde ikinci el yoktu ve tamamen sıfır araçlarla başladık. Bu işe kampanya sistemleriyle başlamış olduk; hemen teslim, sonra teslim diye dokuz sistem bin seçenek diye bir el birliği sistemiyle. Yani bugün kadınların altın günü sistemini biz ticaret haline getirdik ve bu sistemle bu sektörde insanlarımıza uzun yıllar hizmet vermiş olduk. Bu sistemle yirmi binin üzerinde otomobil satışı yaptık. Daha sonra gelen zamlar ve genel olarak otomobil sektöründeki değişiklikler müşterileri sabit taksitli bir sisteme yönlendirmiş oldu. Yani vatandaşımız ‘Ben ne ödeyeceğimi bileyim’ diyor. İleriki yıllarda yabancı otomobil diye adlandırdığımız araçlar Türkiye’ye girmeye başladı, dolayısıyla insanlarımız konforu sevmeye başladı ve alıştı. İnsanların konfora alışmasıyla birlikte araç üreten firmalar da kendi aralarında çok büyük bir rekabet içerisine girdi. Önceden insanların araç alırken kendilerine sorduğu soru ‘Benim bir arabam olmalı’ idi, şu an ise araç alacak olan insanlar kendilerine ‘Benim aracımın ne kadar ve ne özelliği var’ sorusunu sormaya başladı. Otomobillerde aksam çoğaldı, rahat ve konfor arttı. Dolayısıyla yabancı firmalar insanların araçlar konusunda iştahını daha fazla kabartmış oldu. Araçlar kişiselleşmeye başladı ve değişik donanımlarla birlikte araçlarda ciddi manada satışlar başladı ve sürüm arttı. Türk milletinin de büyük çoğunluğunun genç olmasından dolayı yerli otomobiller insanların ihtiyaçlarını karşılayamadı ve yabancı otomobiller insanlarımıza daha fazla hitap etti. Yabancı araçların sektördeki ağırlıkları günümüzde de devam ediyor. Sektörün bugün ki durumuna bakacak olursak eskiye göre çok daha bilinçli tüketici yapısı oluşmaya başladı. Artık insanlarımız araç alırken ‘beygir gücü, aracın torku, 100 km’deki ortalama yakıtı, parça fiyatları ve bulunabilirliği…’ gibi unsurları göz önüne almaya başladılar. Araç almak sadece almakla bitmiyor, aldıktan sonra yıl içerisindeki giderleriyle baş edebilmek için tabi ki doğal olarak bu unsurlara önem veriyorlar. Bu durum tabi ki sevindirici, sonuçta bilinçli müşteri, bilinçli bir tüketimin kapılarını açar ve bu hem müşteri hem de esnaf için kaliteyi arttırır ve ekonominin daha düzgün olmasını sağlar. Otomobil sektörünün yarını nasıl olabilir tam olarak bilemeyiz. Şu an ikinci el piyasasında musluğun başında olan insanlar ve firmalar kendi yönlerinde insanlara yol çizmeye çalışıyorlar. Çoğu sıfır araç satan bayiler kendilerine turizm sektöründe yer edindiğini gösterip araçlarını kiraya verip tekrardan toplu bir şekilde satışa sunabiliyor. Bu da küçük esnafı hâliyle zor duruma sokabiliyor. Çeşitli ihale sistemleriyle piyasanın durumunu kendilerine göre değiştirebiliyorlar. Durum böyle olunca esnaf kendi arasında bir rekabete zemin hazırlamış oluyor.
Araç alacaklara tavsiye olarak söylemek isterim ki araçlarını galeriden alsınlar ve kesinlikle ekspertiz yaptırmadan araç almasınlar. Eskiden araç almadan önce sanayide bir kaç esnafa giderdik ve verilen yanlış bilgiler karmaşa ve kargaşaya sebep olurdu. Bu sektörde gerçekten çok iyi ve kaliteli durumda olan Umran Ekspertiz’i insanlarımız daha çok tanımaya başladı ve gönül rahatlığıyla araçlarını alıp satabiliyorlar.