ekspertiz sertifikaları

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu Başkanı (MASFED) ve OTONOMİ Yönetim KuruluBaşkanı Aydın Erkoç Röportajı

2. EL OTOMOBİL SATIŞLARINA YENİ STANDARTLAR GELİYOR

AydınBizim gayemiz Türkiye’de otomobil ticaretini hak ettiği yere getirip bizden sonraki nesillere de bu mesleği saygın bir meslek olarak bırakmak, bütün gayemiz, çabamız bu. Bundan dolayı da Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu olarak ve Başkent Otomotivciler Derneği olarak biz yönetimimize genç kardeşlerimizden aldık, dedik ki biz bu işi belli bir noktaya getirip sizlere bayrağı teslim edeceğiz. Siz bundan sonra götüreceksiniz. Niyetimiz bu.

Çünkü; otomotiv sektörünün sıkıntısı sorunu bitmez. Bugün ele almaya kalktığımızda konuşmaya başlarsak, mesela ithal araçlardan başlasak bir günümüzü alır. İkinci el otomobil ticaretinin düzenlenmesiyle ilgili konuşmaya başlasak bir günümüzü alır. Vergiyle ilgili sorunlarımızı konuşmaya kalksak, işte bunun içinde KDV sorunu var, ÖTV sorunu var, gelir vergisi problemi var, bir günümüzü alır. Biz federasyon olarak kendimizi tamamen bu sektörü adam gibi bir hale getirmek için adadık. Her yönüyle de ele alıyoruz. Görüştüğümüz, gittiğimiz geldiğimiz kurumlarda sektörü hak ettiği yere nasıl getirebiliriz, bütün çabamız gayemiz bu.

Türkiye’nin önündeki en büyük sıkıntılı otomobil ticaretinden birisi “ithal arabalar” sorunudur. İthal olmuş arabalara devlet haciz, tedbir, rehin koyup, arabaları gümrüklere çekiyorlardı, gümrüklerde çürüyordu, araç sahipleri devlete dava açıyordu. Devlet davayı kaybediyordu, büyük tazminatlar ödüyordu. Örneğin bir arkadaşımız inşaat yapıyor, yaptığı inşaatında birisi araba getiriyor takasa, o arkadaşımız ben almam ama bir galericiyi arayalım diyordu. Galericiyi arıyorlardı, galerici bu arabamız “İthal mi? Bayi çıkışlı mı?” dediğinde “ithal” dendimi “ithal araba almıyoruz” diyordu. O müteahhitin işi kalıyordu. Satacağı dairesini ya da iş yerini satamıyordu.

Geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfekçi ile Otonomide bu konu ile ilgili açıklama yaptık. Bizim vermiş olduğumuz kanun teklifiyle beraber bu kanun geçti ve yurt dışından Türkiye’ye gelmiş, ithal olmuş. 42.000 aracın ve ticaretin önü açıldı.

AYDIN ERKOÇ

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu Başkanı (MASFED) ve OTONOMİ Yönetim Kurulu Başkanı

NİYAZİ BERKTAŞ

OTONOMİ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

İkinci üçüncü şahıslar tedbir konup, arabası çekilenler, aracın girdiği tarihteki ÖTV’nin %25’ini yatırarak bu arabanın sahibi olacak, arabası bayi çıkışlı gibi olacak. Önceden ithal olduğu için satamıyordu, tedbir vardı, rehin vardı arabasında, yada gümrüğe çekilmişti. Bu problemlerden kurtuluyor. Diğer taraftan da elinde arabası olup ta ithal olmuş arabası ama hiçbir rehin, tedbir olmayan, haberi olmayan vatandaşımız vardı. Onlar da getirdiği tarihteki ÖTV oranına onun %15’ini yatıracak. Maliye Bakanlığı ile şu anda görüşmeler devam ediyor, arabasının üzerinde hiç rehin yoksa bile o arabaya bu parayı yatırdı mı, arabası bayi çıkışlı gibi olacak, kafası daha rahat olacak. Çünkü diğer taraftan da bugün tedbir gelip bağlanan arabalar var ama yarın sıra ona da gelebilirdi. Bu sıkıntıların önüne geçiliyor ve 42.000 tane araç ta piyasaya kazandırılıyor, ticarete kazandırılıyor, bu bizim için önemli.

Diğer taraftan federasyon olarak ve Başkent Otomotivciler Derneği olarak, otomobil ticaretini Türkiye’de hak ettiği yere getirelim diye söylemiştim biraz evvel, bununla ilgili verdiğimiz kanun teklifi de, gerek tüketicinin korunması, gerek kayıt dışılığın ortadan kalkması, gerekse de mesleğimizin saygınlık kazanması yönünde o verdiğimiz kanun da geçti. Resmi gazetede yayınlandı. Cumhurbaşkanımız da imzaladı. Bunlar şimdi uygulama safhasına geçildi, görüşmelerimiz devam ediyor, bakanlığımız bizim görüşlerimizi de alıyor. Sektörün diğer oyuncularının, diğer rol sahiplerinin de görüşlerini alıyor. OYDER gibi ODD gibi.

inşallah otomobil ticaretini hak ettiği yere getireceğiz. Artık her önüne geçen araba alıp satamayacak; manavı, kasabı, bakkalı, emlakçısı. Emlakçıysa işine baksın, bizde otomobil ticaretiyle uğraşıyorsak otomobil satalım, emlak yapmayalım. Herkes görevini yapsın. Bunun belli standartları geliyor, kriterleri geliyor.

Bu işle ilgili kanunun yeterlilik verdiği MYK (Mesleki Yeterlilik Kurumu) Onlarla da protokol imzaladık. Şuanda çalışmalarımız devam ediyor. Otomobil ticaretiyle uğraşan arkadaşlarımıza bir sertifika verilecek ve bu sertifikaya sahip olmayan arkadaşımız da noterde otomobil satışı yapamayacak. Meslek hak ettiği saygınlığı kazanacak, bütün çabamız gayemiz bu yani.

Otomobillere garanti mecburiyeti geliyor biliyorsunuz, satan kişilere işte 10.000 kilometre diye bakanımız açıkladı. O net bir şey değil tabii. 10.000 olur ya da biraz daha az olur, olması da gerekiyor. Bunun da altyapısını hazırladık. Tabi aynı otomobil ticaretinde olduğu gibi bu ekspertiz yerlerinin de belli bir standarda getirilmesi lazım. Her önüne geçen de ekspertiz yapmaması gerekiyor. Bununla ilgili düşüncelerimizi de, Sanayi Bakanlığı’na ilettik, Gümrük Ticaret Bakanlığı’na ilettik. Ona da standart gelecek yani herkes canım istedi işte gecekondu gibi bir ekspertiz, iki tane makine koyup ta bu da olmayacak yani. Doğru olanlar neyse o yapılsın. Biz kesinlikle doğrudan yanayız.

Şimdi bakıyorsunuz Ankara’da iki tane ekspertiz yeri vardı, şimdi oldu 32 tane örnek veriyorum. Ama bir standardı yok. Hep söylüyorum ya mesleği hak ettiği yere getirmemiz lazım, burada kim kazanacak böyle olduğu zaman? Devletin yıllık 2.5 milyar TL, 3 milyar TL gibi kasasına para girecek. Çünkü kayıt dışı bu işi alıp satanlar, devlete bir lira vergi ödemiyor. Şimdi o arkadaşlarımızın, yaptığı kötü işlerden dolayı, mesleğimizin adı kötüye çıkıyor, kilometre düşürmeler, ağır hasarlı, pert kayıtlı arabaları sağlam diye satmaları tüketici, burada mağdur oluyor. Bizimde mesleğimiz kötüye çıkıyor. Bunların hepsinin önüne geçilecek. Devlet kayıtdışılığı ortadan kaldırıyor. Tüketici de korunacak yani.

Maalesef eskiden otomobil ticareti saygın bir meslekti, ben bu işe seksenli yıllarda iş takibi yaparak başladım. O zamanlar gittiğinizde o iş yerleri gerçekten Ankara’da olsun ya da İstanbul’da olsun otomobil alıp satan iş yerleri oto galeriler tabir ettiğimiz yerler saygın mesleklerdi, insanlar bunları aralarında bir sıkıntı olduğunda araya giren bir hukukçu gibi o kadar saygınlığı olduğu için onun sözüne itibar edilirdi. Geçmişte taksicilik de aynı şekildeydi mesela, saygın bir meslekti şoförlük mesleği, insanlar bir yere gittiği zaman benim bir abim vardı derdi ki kibrit çöpünü alırdık onu yağa bandırırdık, paçamıza damlatırdık, gittiğimiz yerde taksiciyiz, şoförüz, bu kadar itibarlı idi diyor, şimdi bakıyorsunuz taksiciliği her önüne geçen yapıyor. Mesleklere bir standart getirilmediği sürece herkes bu işi yaparsa mesleklerin sıkıntısı bitmez. Biz de istiyoruz ki Türkiye’de yalnız bizim mesleğimizin değil yalnız otomobil ticaretinin değil, bütün mesleklere bir standart getirilmesi lazım.

Diğer bir sıkıntımız da noterlerin hafta sonu açık olmaması. İnsanların en kıymetli şeyi zamanı hafta içinde de herkes çalışıyor iş yerlerinde mesai veriyor. Bir arabayı almak için ya müdüründen ya amirinden, birinden izin alıyor oradaki mesai aksıyor, o mesai aksadığı için de gerek devlete zarar oluyor, gerek iş kurumuna zararı oluyor. Biz hafta sonları kesinlikle noterin açık olmasını istiyoruz. En azından nöbetçi noterler Türkiye’nin her yerinde bu tip otomobil ticaret merkezlerinde noter nöbetçi olursa, bir kişi yeter, oranın işini görür, çünkü banka ile noter bizim işimiz başka şey değil, ekspertiz yeri açık, banka açık, noter açık vatandaş geldi mi cumartesi pazar işini görsün gitsin, hafta içi tekrar iş yerinden izin almasın.

Bununla ilgili de biz gerekli yazışmalar yaptık gerekli müracaatları yaptık. Bunun için iki kurum var, birisi Adalet Bakanlığı diğeri Noterler Birliği. Adalet Bakanlığı bizim için bir mahsuru yok yalnızca resmi daireler statüsünde olduğu için noterler, onlar kendi genel kurullarında bir karar alacaklar, bu kararı aldıklarında açabilirler dedi. Şimdi Noterler Birliği ile görüşüyoruz inşallah bunu çözersek bütün Türkiye genelinde esnaf arkadaşlarımıza bu yönde de bir faydamız olur, katkımız olur inşallah. Bunun için de taşın altına elimizi değil gövdemizi koyduk.