ekspertiz sertifikaları

Otokent Genel Müdürü Yılmaz Karakaya Röportajı

Yılmaz Karakaya

İNSANLAR BİRİNE GÜVENMEK ZORUNDA!

Yaklaşık olarak 17 yıldır Otokent’te çalışmaktayım. 1996 yılında temeli atılıp 2000 yılında biten, 38 ay gibi kısa bi sürede inşaatı tamamlanan Türkiye’nin en büyük oto galericiler sitesidir. Ankara’da yapılan oto galericiler sitesi daha yeni yapıldı. Ama bizim yaklaşık 20 yıla yakın bir mazimiz var. Otokent’in bünyesinde 80.000 m² alanda Trafik Tescil Büro Amirliği, Noter, Ehliyet Büro Amirliği, Vakıf Bank, Taşıtlar Vergi Dairesi, PTT ve plaka basım atölyesi, sigorta şirketleri olmak üzere Türkiye’de bir ilk olarak otomobil ticaret merkezidir. Yani bünyesine bakarsanız bu gün Türkiye’nin hiç bir yerinde böyle bir sistem yok. Sistem kendini entegre etmiş durumda. Ne istiyorsunuz, banka mı, kredi mi; burada banka mevcut. Araç almaya gelenler ile ilgili müşterilerimiz ile ilgili konuşuyorum. Bankadan kredinizi çektiniz, galericiniz ile anlaştınız, bankadan da krediyi çektiniz, noterden satışı yapıyorsunuz, daha sonra trafik tescil büro amirliğinden ruhsatı çıkarmak için sigorta şirketinden sigortayı kestirmeniz lazım, 7 taneye yakın sigorta şirketi var. Herhangi birinden fiyat teklifi alarak sigorta kestirerek ruhsatınızı alıp cebinize koyup gidebiliyorsunuz. Plaka mı değiştirme; plaka değiştirmeyi de burada, plaka atölyesi de en son bir eksikti, onu da getirttik. Sağolsun başkanımız Feyzi Demir’in sayesinde İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Celil Anık ile görüşerek bu eksikliği de tamamladık. Plaka basım atölyesi ile birlikte bütün her şey entegre bir şekilde olmuş vaziyette. Otokent’iniçinde 360 tane oto galeri var. Yaklaşık 5000’e yakın ikinci el araç bulunmakta. Her kesime ve her keseye uygun araçlar bulunmakta. Yani vatandaşımız buraya geldiği zaman 10.000 TL’den başlayarak 150-200.000 TL’ye kadar araç bulabiliyor. O konuda hiç bir zorluk çekmiyor. Otokent deyince zaten Türkiye’nin en büyük galerici merkezi, güvenin yanında bir de garantiyi sunmak zorundaydık. Biliyorsunuz bu yasa çıkacak, galericiler ile ilgili, garanti ile ilgili bir yasa çıkacak. Garanti ile ilgili anlaşmaları da yaptık ilgili firmalar ile. Artık müşteri geldiğinde otomobili aldığı zaman garantili bir şekilde alacak, gönül rahatlığı ile alacak. Güvenin yanında bir de garantiyi de entegre etmiş olduk. Şimdi o yasa ile ilgili sanırım Mecliste son görüşmeler var, netleşmedi, garanti kaç bin kilometreye kadar, kaç yaşına kadar, bir sınır koyacaklar o konuda. Yetki belgesini alması hem galericilerin menfaatine hem de bu ayakçı takımı dediğimiz ortada dolaşan galericileri de engellemiş olacak. Şimdi bu gün Türkiye’de yılda 5 milyona yakın araç devir teslimi oluyor. Ama bunun resmi olarak baktığınızda yaklaşık 2,5 milyona yakın araçlar resmileşiyor. Geri kalanlar resmi değil. Yani vergi vermeden satışı yapılıyor. Bu da ülke ekonomisi açısından büyük bir kayıp bence. Ama şimdi yetki belgesi çıktığı zaman galerici, notere gittiği zaman, noter yetki belgesini soracak. Yetki belgesi olmadan galerici satış yapamayacak. Bu da önemli bir tasarı, önemli bir yasa. İnşallah büyüklerimiz de daha duyarlı olur, biran önce bu yasayı çıkarır devlet büyüklerimiz. Yasayı çıkarttıktan sonra galericilerin artık bir kimlik kazanacağına inanıyorum.
Otomotiv sektörünün, sektörel olarak sizin gördüğünü en büyük zorluklar nelerdir ?
Aslında araç bulma konusunda bir sıkıntı var. Yani bu gün bakarsanız bizim sektörü bir çok kişi yapıyor. Bir çok firma, mesela Türkiye’nin en büyük galerisi internette biliyorsunuz sahibinden.com. Ama sahibinden.com sanki bir galeri dükkanı gibi çalışıyor. Araç bulma konusunda bizim sektörde bir sıkıntı var. Bu gün bizim bir bakkal dükkanı değil burası, gıda çarşısında toptancıya telefon açıp 10 çuval şeker gönder, 20 çuval pirinç gönder diye bir şansımız yok. Galericiler de arabayı arayıp bulmak, temiz araba bulmak, fiyatına göre uygun bulmak… Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyorlar ama bunu da yıların vermiş olduğu bir tecrübe ile aşıyorlar.
Galericiler Sahibinden.com’un tekel olmasından rahatsız olduklarını söylüyorlar, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Geçenlerde arabam.com Swis Otel’de bir toplantı yaptı, bayilerini çağırdı. O toplantıya Otokent yönetimi olarak biz de katıldık. Bu konuya biraz arabam.com’un duyarlı olacağını, reklam açısından biraz zayıf olduklarını söyledik. Bir işi yapacaksan, tabi bu işin en büyük şeyi kazancı reklam. Reklam olmadan bir yere varamazsın. Reklamını yaparlarsa arabam.com, sahibinden.com ile yarışacak diye düşünüyorum.
Eskiden araç bulmak daha mı kolaydı?
Şimdi bir esnaf veya bir insan berberini kolay kolay değiştirmiyor, muhasebecisini kolay kolay değiştirmiyor, yani güven verdiği sürece ticarette kolay kolay değiştireceğini sanmıyorum. Buradaki esnaf abilerimiz büyüklerimiz olsun, yeni açan arkadaşlarımız olsun, bu güven duygusunu yakalarlarsa daha iyi olur. Benim araba alma ve satma konusunda güvendiğim bir firma varsa ben oraya giderim. Bu da yılların bir tecrübesi ile olur.
Galericilik yapmak isteyen insanlara tavsiyeleriniz nelerdir ?
En büyük şey dürüstlük. İnsanları kandırmamak. Araba ne ise onu söyleyecek. Yani arabada ne varsa onu söyleyecek o çok önemli. Para kazanmak için yalan söylerse güveni kaybeder. Bakkaldan gidip vatandaş ekmek almıyor, bir gazoz almıyor, çiçek yağı yada adını peynir zeytin vs. almıyor. Birikmiş olan parasını toplu halde götürüyor arabaya yatırıyor, bir teneke yığınına yatırıyor. Yani onun geriye dönüşü vatandaşa çok zor oluyor. Ya satarken işte bu arabada bu vardı şu vardı, ben zarar ettim de bilmem ne… Ama bakkaldan aldığı şeyi bir şekilde tüketiyor ama arabayı tüketmiyor, sonuçta birikmiş bütün sermayesini oraya götürüp yatırıyor. O yüzden en büyük şey vatandaşın güvenini kazanmaları, dürüst olmaları.
Eskiden ticaret daha saygındı. Senet var mıydı eskiden, evveliyatını daha iyi bilir abilerimiz büyüklerimiz ama söz senettir derler. Şimdi o kalktı galiba, söz senettir tabirini ben ortalıkta göremiyorum. Senedi dahi adam ödeyemiyor, bırakın sözü.
Galericilerin geleceği, devlet büyüklerimizin elinde. Neden; gerçekten bu yasayı çıkarırlarsa galericiler bir kimlik kazanacak. Bu gün yasada şu var tabirde, yetki belgesi! Galerici olan esnaf yetki belgesini alacak. Bağlı olduğu odalardan, İl Ticaret Müdürlerinden, Sanayi Ticaret Gümrük Müdürlerinden yetki belgesi alacak. Kontrollü olacak her şey. Yetki belgesini almak için de vergi levhası almak zorunda, oda kaydını yaptırmak zorunda, bir de iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatını ilgili belediyelerden almak zorunda. Bu yetki belgesini aldığı zaman zaten kendisi bir kontrol altında olacak. Bu da bir saygınlık kazanacak. Yani kimliği artık, diyecek ki ben galericiyim, resmi bir kimlik kazanmış olacak çünkü. Bu da devlet büyüklerimizin elinde.
3 araç alma sınırı getiriliyor
Devlet tarafından kontrol altına alınıyor ama o kıstaslar var. Yasada da görüşülüyor galiba. 3 tane yapıp, 3 tane yaptıktan sonra resen vergi mükellefi yapıyor. Vergi daireleri kontrol ediyor. Noterlerden bilgileri alıyorlar falan. Sonuçta devlet, resen vergi mükellefi yapıyor. Adam evini adres gösteriyor, diyor ki ben oto galericilik yapıyorum, vergi levhasını alıyor. Sonra gidiyor bir esnafın yanında takılıyor, esnafın yanında takıldığı zaman da bu sefer araba alıp satıyor ama vergisini ödüyor. Ama orada bir sitede olan kuralları uygulayamıyor. Çok önü açık, üçkağıda kadar gider bu iş. Sahtekarlığa kadar gider. Adını ne koyarsanız koyun. Ama sabit bir şekilde bir sitede, belirli bir alanda toplanmış sitelerde, galericilerde bunu yapmak zor. Çünkü o sitenin ilgili yönetim kurulları var, ilgili idari disiplin kurulları var. Şimdi Otokent’de biz de bir disiplin kurulumuz var. Otokent yönetimi tarafından kurulmuş bir disiplin kurulu var. Galerici ile müşteri arasındaki tüm problemleri burada çözüme ulaşabiliyor. Peki öteki türlü vatandaş nere gidip de meramını anlatacak, kime anlatacak! Hakkını arayamayacak.
Oto ekspertiz yaptırmanın gerekliliği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aslında dediğim gibi her şey güvene dayalı diye tekrar dönüp dolaşıp aynı şeye geliyoruz. Güven.. güven… güven… Olabilir, esnafa güvenmeyebilir, galericiye güvenmeyebilir vatandaş birine güvenmek zorunda. O da, bu da, ekspertiz de olabilir. Vatandaşa güven vermesi bence bilmiyorum camianın biraz ismi çıkmış olabilir ama ekspertiz konusunda güven verirse vatandaşa ekspertizler özellikle daha iyi olur diye düşünüyorum. Özellikle A’dan Z’ye arabada ne varsa söylemesi bence güvene dayalı şeydir diye düşünüyorum. Vatandaşı rahatlatır. Ne aldığını bilsin adam.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Ben devlet büyüklerimize şunu söylüyorum gerçekten bu mesleğe önem veriyorlarsa, özellikle vergi kaybını önlemek istiyorlarsa ülkedeki ekonomi yönünden KDV yönünden, gelir vergisi, kurumlar vergisi yönünden vergi kaybını önlemek istiyorlarsa, biraz önce de dediğim gibi 5 milyona yakın bir araç devir teslimi oluyor, satışı oluyor fakat bunun yarısı kadar vergilendirme oluyor, diğer yarısı da vergilendirme olmuyor, bu ülkemiz için ekonomi açısından çok büyük bir kayıp. Bu konuda daha duyarlı olurlarsa yasanın biran önce çıkması konusunda iyi olur diye düşünüyorum. Bir de her yerde ekspertiz firması açılıyor fakat işini iyi yapan ve bu sektörde gerçekten işini düzgün yapan ayakta durması lazım. Ekspertiz firmalarının da devlet tarafından kontrol altına alınması lazım.