ekspertiz sertifikaları

Tobb Otomotiv Ticaret Meclis Üyesi Fahrettin Batı Röportajı

roportajlar1964’te Akrasay’da doğdum. Çocukluğumdan beri hayatım tamamen ticaret içerisinde geçti. İlk mesleğim okul kantin işletmeciliği idi. Ayrıca Kocaeli Sanayi Fuarı’nda restoranlarımız vardı. Kebap salonlarımız vardı. Şu anda da 25 yıldır otomotiv sektörün içerisindeyim.

AMACIMIZ OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜ 1970’Lİ YILLARA GÖTÜRMEK!

RoportajBu sektöre başlama sebebim araba merakı diyebilirim. 41 yıldır ticaret içerisinde olunca hayatın her alanında farklı ticaret şekilleri gördüm. Aslında paranın en çok nasıl kazanıldığını, hangi sektörde kazanıldığını çok iyi biliyorum. Ama maalesef ki bu sevgiden dolayı oraya bir türlü adım atamıyorum. Türkiye şartlarında en büyük para arazi alım satımındadır. Zahmetsiz, risksiz. 2. sırada inşaat, 3. sırada da otomotiv geliyor.

Ben burada ekonomik gücü ve parayı düşünmüyorum. Bu yüzden uzun yıllardır başkanlığı kabul etmedim. En son mecburiyet karşısında bir önceki başkanımız Temel Abi’ye ben söz vermiştim. 1 yıllık başkanlığından sonra devralacaktım. Zoraki kabul ettirdim. Çok kıymetli ve değerli bir abimizdir kendisi bu sektörde. Sonrasında 2 yıl yaptırdım. “Abi, sana 1 yıl dedim ama benim hakkımı da sen kullandın, ikimiz birlikte artık yönetelim.” dedim. Verdiğin sözü tutmam gerektiğini söyledi. Böylelikle başkan oldum. Hep başkan yardımcısıydım. Sağolsunlar, benden aldıkları bilgilere çok itibar ederler. Bu da mutluluk veriyor insana.

Kocaeli galericiler sitesinde 91 tane dükkan var. 2009 yılında İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Bilim Sanayi Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan bir genelge gönderdi. Şehir içerisindeki galeriler kalmayacakmış, bunu valiliklere gönderdiler. Bununla ilgili vali yardımcısının başkanlığında galericiler sitesinden ve otomobil bayilerinden büyük bir toplantı yaptık. Şehir içerisinde kesinlikle izin verilmeyecekti. Bu yapımız 1994 yılında kuruldu. 1997 yılının başlarında aktif hale geldi. 1997’den beri devletin istediğini biz daha erken gerçekleştirmiştik. Ama yine de akücü, camcı, lastikçi gibi ya da eskiden ruhsatı olanlardan gelmeyenler vardı. Onlarla ilgili baya bir mücadele verildi. Şu an bu mücadele iyice cıvıklaştı. Daha fazla tolerans veriliyor. Bir kısmı geçmiş ruhsatını kullanıyor.

Daha dün ruhsat müdürü burada yanımdaydı. Bunlara müsaade edilmemesini ondan önemle ve rica ettik. O da bana çok haklı bir şey söyledi. Dedi ki “Tamam abi, şu an İzmit sınırları içerisinde sence kaç tane galeri var?” Ben de “Muhtemelen en az 30-40 tane vardır.” dedim. “Ben sana 30-40 tane adamı göndereceğim, burada yer ver onlara” dedi.

Özellikle son 1 yıldır kiraya verilen dükkanların dükkan sahipleri; ben Ahmet’i buldum, kiraya verdik, ben gidiyorum deme gibi bir lüksü yok. Kira sözleşmesini ve kendi aralarındaki parasal kısmı bitirdikten sonra bize ait bir alan açtırıyorum. Bu alan içerisinde bizim 4 tane maddemiz var. Oraya ben hepsini tek tek yazıp, kaşe vurup, imzalıyorum. Bunlardan bir tanesi, kesinlikle motorlu araç ticaretinin dışında hiçbir ticari faaliyete izin verilemez. 2. madde, 3 defa ihtar alan hiçbir şartla müsaade edilemez. Aidatları ödemesi gereken ve ara yolları açması gereken de 2 tane madde var.

Şimdi böyle çalışmalar, böyle eziyetler çekilerek burası çok kıymetli bir hale geldi. Dükkan kiralarımız eskiye oranla %50 arttı. Dükkan değerleri garanti %50 arttı. 91 tane dükkanımız var. Hiçbir tane boş yerimiz yok. Satıyorum dersen yarın paranı alırsın. Kiraya veriyorum dersen de zaten benden ya da başka galerici arkadaşlarımızdan dükkanı alırsın. Her birinin muhakkak bir tanıdığı vardır. Böyle durum olunca da buradaki ruhsat müdürü bana “Ben sana bunu yaparsam sen yer gösterebilecek misin?” dedi. Dedim ki “Arka da boş bir alan var. Ben onları yaklaşık 8 bin metrekare bir yere koyarım. Söz veriyorum.”

Bazen de mecbur kalıyorsun bazı olayların üzerine gidiyorsun. Bizim ivedi ve acilen çok büyük bir siteye ihtiyacımız olacak. Vaziyet onu gösteriyor ya da ikinci bir site olabilir.

Ekspertiz firmalarını ben ve bütün müşterilerim kullanıyoruz mecburi olarak. Tanıdığım veya tanımadığım kim varsa araba alan insanları mutlaka ekspertize gönderiyorum. Bunun iki tane sebebi var. Bir tanesi, vatandaş ne aldığını bilsin. İkincisi de, benim tanıdığım bana çok güvenip alıp gidiyor. Aradan 1 ay sonra yanıma gelip arabayı gösterdiğini, arabanın benim söylediğim gibi hiçbir şeyi olmadığını söylediklerini söylüyor. Böyle olunca ben çok üzülüyorum. Madem götüreceksin, ilk gün götür. Ya da bana itimat ediyorsan hiç götürme. Onun için ben hiç kimseye bu konuda taviz vermiyorum. Mutlaka ekspertize gönderiyorum. Ellerinde mekanik, kaporta, boya, elektrik aksamlarının, lastiğinin ne varsa hepsini bilerek mal alsınlar.

Geçmişte arabalar bayiye gönderilip ekspertiz sırası alınıyordu. Bayideki eleman sıfır satmak için gönderdiğin müşteriye yönlendirme yapıyordu ya da satmak istiyordu. Oradaki 2. el arabaları satmaya çalışıyorlardı. Tam ekspertiz yapıyor, öyle bir şey söylüyor ki satın alacak kişi arabadan cayıyor. Bu tür sorunlar vardı. Bunları ortadan kaldıran ekspertiz istasyonlarıdır.

Şimdi sayı o kadar çoğaldı ki bunun çoğalması asla kötü bir şey değil. Eskiden ekspertiz yapan insanlar bilmiyordu. Şimdi artık herkes biliyor. Yetmeyecek bile. Yarın bir başkası daha açacak. Hem de belki sizin yanınızda açacak.

Ben bu sektöre başladığımda bu ülkede 10 milyon motorlu araç vardı. Şu an 21 milyona çıktı. Gittikçe artıyor. Faturası her kesilen araç ikinci el demektir. Dolayısıyla bizim 1000 kişide 180’e daha yeni ulaştık. Aslında Bulgaristan’da 1000 kişiye 360 tane araç düşüyor. Yani bizim onların seviyesine gelebilmemiz için en az 2 kat daha yol katetmemiz lazım. Bu da 2 kat masraf ve emek demektir. Sektöre göre büyüyoruz.

Bizim ÖTV’den dolayı yansıma Şubat’ta gelecektir. Sıfır araç fiyatlarının halk tarafından yükseldiği kabul edilecek. İkinci ele yönelme başlayacak. Her yerde kampanya sloganı var. Bunlar olduğu müddetçe bizim satışımız çok artıda olmaz. Piyasa Şubat ayında oturur diyorum. Şu anda piyasa allak bullak. Hangi araba ne kadar edecek %15 ÖTV’ye yakalanan arabalara otomobil firmaları %5 arttırıma nasıl çekecek, gümrükten çelik camsız araba girecek mi, bayide onları tamamlayacaklar mı gibi durumlar var. %15 ÖTV artışından bayiler araçlarını etkilenmeyecek hale getirecekler. Bazı arabalar var, hiç şansları yok. Ortada olan bazı araçlarda ne yapabilirler, bunların çalışması var. Yani şu an net bir fiyat yok ortada. Araba var, fiyat yok. Dolayısıyla biz hala 2 ay önceki fiyat üzerinden gidiyoruz. Hiçbir artış yok, olmaz da zaten. Yeni fiyatta bir araba alırsak, yeni fiyatla satarız. Bunlar eski aldığımız arabalar.

Ben bayilerle çalışıyorum. Başka illerden galerilere satmak için ne giderim, ne araba alırım ne de bakarım. Ama dostlarımın bende olmayan araçları olur, böyle bir durumda mutlaka diğer illerden araç buluyorum. Elemanımı gönderiyorum, onlar da gidip oradan alıyorlar.

Galericiler sitesi ve şehirdeki araçların, otoparkların, araç parklarının, galerilerin durumu Umran Ekspertiz ve Türkiye’deki ekspertizlerin durumu ve konu otomotiv sektörünün sorunu. Sorun bir tane değil. Trafik sigortası, ağır hasarlı ya da pert araçları şu an pert diye bir ibare artık kullanılmıyor. Ağır hasarlı araçların şu anki durumu, araçların kilometre düşürülme durumları, servislerde araçlara bakım fiyatlarının çok yüksek olması gibi durumlar var. Biz ikinci elciyiz. Servise bakım için giden araba ikinci el arabadır. Hem kullanıcının hem de bizim parklarımızda bulunan araçların sorunları demektir. Arkası tek tekerlekli ve koltuklu olan araçların, kamyonet grubuna geçen araçların şehirler arası yollardaki trafik hızı ve Boğaziçi Köprüsü’nden geçiş olayı gibi durumlar da var. Yani çok sorunumuz var ve bunlar halledilmedi. Halledilen tek bir sorun, noter ücretlerinin düşürülmesi.

TOBB Otomotiv Meclisi’nin de içinde bulunduğu 38 kişilik bir grup var. 8 tane fabrikanın genel müdürü, 8 tane distribütör, 8 tane otomobil bayisi ve 8 tane de galericiler yöneticileri var. 32 kişiyiz. 6 kişi de Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Avukat, Sekreter gibi kişilerdir. Bütün bu sorunların hepsini, Türkiye’de nereye giderseniz gidin, kim bireysel bir çalışma yaparsa yapsın mutlaka onun raporu bizim önümüze gelir, biz onlara ilave veya çıkarmalar yaparak hükümet nezdinde yapılacak olan bütün çalışmaları TOBB bünyesinde çalışarak ilgili bakanlığa iletiyoruz.

Bu sorunlarla ilgili birincisi, bayilerdeki araçların servis ücretlerinin yüksekliği. Adam 500 lira bakıma para alıyor, sanayide 150 liraya yaptırıyor. Bu kısım var. Oralar kurumsal yerler, oralar personel çalıştırıyor ve yağı, filtreyi gerektiği gibi kullanıyor. Ama her ne olursa olsun bu kadar fiyatın yüksek olmaması gerekir. Ben öyle düşünüyorum.

İkincisi, ağır hasarlı araçların araç ruhsatları ki bu anlattıklarımın hepsini ilgili bakanlıklara, ilgili genel müdürlüklere mutlaka veriyoruz. Servislerle ilgili kısım, bizim kendi bünyemizde distribütör ya da otomobil fabrikalarının genel müdürleri ile birlikte çalışmalar oluyor. Onların kendi aralarında çalışma yapanları hatta daha yükseltenleri var. Açıkçası bu doğru değil.

Diğer bir kısım, ağır hasarlı araçların kesinlikle biz trafiğe çıkmalarını istemiyoruz. Ya da ağır hasarlı araçlar trafiğe çıkacaksa mutlaka çekme belgelerinin üzerine ağır hasarlı ibaresi kullanmaları ve bu ağır hasarı aynı zamanda ruhsatına yazılması gerekmektedir. Bunu yazmadıkları için bu işi yapan kötü niyetli insanlar, merdiven altı galericiler, otopazarcıları, internet satıcıları halkı yanıltarak, kandırarak kötü malı normal araçmış gibi satıyorlar. Bu da vatandaşta para kaybına sebep oluyor. Bunları genelde satarlarken biz galericiyiz şeklinde bir ibare kullanıyorlar. Bunların hiçbiri galerici olamaz, biz bunları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.

Galerici olan insan para vererek mal alır, aldığı malın iyisini alır, iyi malı da iyi para vererek hakkıyla satmak isteyen insandır. Biz ne komisyoncuyuz, ne de hasarlı araç satıcılarıyız. Bizim hedefimiz otomotiv sektörünü 1970’li yıllara götürmek. O zamanlar mahallede kavga olduğunda ya da bir kız istemeye gidildiğinde o mahallenin büyüklerle gidilirdi. Biz otomotiv sektörünü o zamanlara, o yıldaki itibara götürmek istiyoruz.

Diğer bir sorun, trafik sigortalarının çok yüksek olması. Devletimiz şu an bu fiyatı aşanlara ve yüksekte tutanlara ceza kesiyor. Vatandaşa hangi sigorta firmasının kaç paraya yaptığı artık görünüyor. Bu sayede bir nebze de olsa önüne geçtiğimizi düşünüyoruz.

Bir diğer sorun da, araçların kilometrelerinin düşürülmesi meselesi. Biz gerçek, doğru 100 bin kilometredeki bir aracı 30 bin liraya satarken yine pazarlarda, sokak aralarında, internette galerici olmayan ama bu tabiri kullanan insanlar, araçların kilometrelerini indirerek 300 bindeki arabaya 100 bin diyerek 27 bin liraya satıyor. Bize 300 bin kilometreli bir araç gelirse biz bunu almayız. Alsak da 100 bindeki 30 bin liraysa, 300 bindeki 20 bin liradır. Vatandaş da 20 – 22 bin liraya alırken, onun bir takım riskleri çıkacağını bilerek alır, o günkü parası ona yetiyordur. Bunu bilerek alır. Biz de ona saygı duyarız. Bunu nasıl çözmemiz gerekir? TÜVTÜRK’te otomobillerde 2 yılda bir muayene olduğu için, 2 yılda bir kilometreleri yazılabiliyor. Bizim esas istediğimiz ve kabul ettiremediğimiz durum, trafik sigortalarına araç kilometrelerini yazılmasını istiyoruz.

Bunun dışında biz yine tedbirlerimizi alalım ama biz ana tedbirimizi kendimiz yapalım. Özellikle sanayilerde kilometre meseleleriyle ilgilenen kişileri cezalandıracaksınız ve ona öyle bir ceza vereceksin ki bir dönem hatırlar mısınız kapkaççılarda ceza çok azdı. Sonra devlet bunun cezasını arttırınca Türkiye’de kapkaç olayı bitti, gaspa girdi.

Devlet öncelikle bu kişilerin yakalanması için çalışma yapması lazım. Güneydoğuda 100 liraya elektrik saatini eski haline getiriyorlar. 1 milyar elektrik ödeyeceğine 30 lira ödüyor. Ama kurumda çalışan vatan haini 100 liraya devletini satıyor.

Bir konumuz da Sigorta Bilgi Merkezi araçların hasar bilgilerini girerken, bir önceki araçlarının sigortasını devam ettirdiği zaman eski aracındaki hasar, yeni sigortasında gözüküyor. Bunlar doğal şeyler, bazı yanlışlıklar yapılabilir. Fakat bunu düzeltmek için devlet kuvveti bile kullansan yeterli olmuyor. En büyük sorunlardan bir tanesi bu.

Bir de bizim kendi envanterlerimizi aldığımız araçların geçici ruhsatlarımızın bizdeki süresi 1 aydır. Biz de zaten bir aracın ufacık bir işlemi varsa araç dükkanımıza 4 günde zor giriyor. Bizim şu anda elimizde 1 yılı geçmiş araçlarımız var. Geçici ruhsatın süresini uzatsınlar. Örneğin en az 2 ay olsun. Bu 2 ay içerisinde zaten biz bu araçları kullanmıyoruz.

Arabanın 1 yılı dolmuş, 2 tane bandrol ödedim. 1 tane muayene yaptırdım. Yani yazık günah. Bunları da ilettik. Bunlar kayıtta açık gözüktüğü için mecburen bunlar da bütün vergi, sigorta ve TÜVTÜRK muayene süreleri devam etmektedir. Araca çekme belge çıkarmadığınız için bu belgeyi çıkarın diyorlar. E çok kolay, çıkarayım hemen. Çekme belgeli araba satıyorum dediğinizde sigorta firmalarının ödü kopuyor çekme belge kelimesinden. Onu da yapamıyoruz artık. Aslında çekme belgede hiçbir şey yok, yapabiliriz. Diğer konulardan muaf oluyor araba. Ama o zaman kasko firmalarının sattığı arabayla benimkini aynı kefeye koyacak vatandaş. Ondan da korkmaya başladık. Onu da yapamıyoruz.

Bu tür birçok sorunlarımız var ama sektörümüz bu. Ekmek paramız bu. Biz hepimiz aynı geminin içerisindeyiz. Biz bir bütünüz ve bu bütünün içerisindeyiz. Birbirimizi kötülemekten ziyade birbirimizin eksiklerini iyi niyetle anlatarak doğru yolları bulmamızı ve doğru ticaret yapmamızı önermemiz lazım. Sektörü 1970’li yıllardaki itibara taşımamız lazım.

Devletin ve hükümet yetkililerin de bu aradaki absürd adamlara, özellikle internet üzerindeki tuhaf satışlara ya da pazarlara çok dikkat etmesi lazım. Bunlara izin vermemesi lazım. Çünkü bunlar bu sektörü kötülüyorlar. Biz işimizi gerçekten düzgün yapıyoruz.

İkinci el araçlara 6 ay ya da 200 bin km’e kadar olan arabalara bizim sektörde garanti verilmesi diye bir madde var. Eğer gerçekten bu maddeyi işletebilirsek, bu madde yürürlüğe girerse ve kanunda da yer alırsa gerçekten iyi olur. Ama sadece 200 bin km’ye kadar olan arabalar için. Dolayısıyla bu size çok fayda sağlayacak ve çok fazla rakibiniz çıkacak.

Bizim sektörde, düzgün ve namuslu iş yapan insanların kapısından içeriye ayağıyla parayı iterek atıyor. İşini ne kadar iyi yaparsan o kadar para kazanırsın. Senin eksin olmayacak.