ekspertiz sertifikaları

Yılmaz Otomotiv Ergün Yılmaz Röportajı

ŞU AN BU SEKTÖRDE BÜYÜK BALIK, KÜÇÜK BALIĞI YUTAR KONUMUNA GELDİ
Aslen Rizeliyim, aslında orman mühendisiyim. Automall Galericiler Sitesi’nin kuruluşundan beri yönetim kurulu üyesiyim. 1995 yılından beri galericilikle uğraşıyorum. İlk yerimiz Üsküdar’daydı sonra oradan Bahçelievler’e geldik, daha sonra Avcılar’a taşındık ve son olarak Automall sitesinde bu mesleği en iyi şekilde yaparak galericiliğe devam ediyoruz. Sektörün şu anki durumu her geçen sene diğer seneyi aratır oldu. Şu an bu sektörde büyük balık küçük balığı yutar konuma geldi. Eskiden bakkalların yerini süpermarketlerin alması gibi galericilik sektöründe de büyük firmalar esnafı bitirecek duruma geldi. Eskiden sıfır araç satan firmalar kesinlikle ikinci el satmazdı. Sıfır araç satan yerler belli, ikinci el araç satan yer ve kişiler belliydi. Şu an sıfır araç satan firmalar ikinci el de satıyor ve bu durum gerçekten bizim için büyük sıkıntı. Aslında bu firmaların önü açık olduğu için bunu yapabiliyorlar.
Biz galericiler esnafı olarak birbirimize daha çok destek çıkmalıyız. İkinci el araç alıp satan galericilerin bir odası olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ancak bu şekilde olursa kendimizi ezilmekten kurtarabiliriz. Sektördeki eksikleri gidermek ve sektördeki insanların haklarını almalarını sağlamak için hep birlikte hareket etmeyi işler hale getirmemiz lazım. Eğer birbirimize destek çıkarsak sesimizi bakanlıklar da duyar, duyurmak istediklerimiz de.

ERGÜN YILMAZ
ERGÜN YILMAZ

Galericilere ait geçici belge verilmesi taraftarıyım. Galericilik bizden önce de aynıydı bizim zamanımızda da aynı ilerde de aynı olacağını düşünüyorum bu gidişle… Çünkü bir kurumsallık, bir dayanışma içerisinde olmamak galericiliğin aynı yerde saymasına sebep olacağını düşüyorum. Galericilikte değişen tek şey araçlar ve araçların donanımı olduğunu düşünüyorum. Sistem olarak aynı. Galericilerin şu anda çok bilgili olması lazım, her aracın fiyatını bilmesi lazım ama şu an yüzlerce model, yüzlerce marka ve her modelin kendi içinde ayrıldığı onlarca çeşit var. Bunların hepsini bilmek ve fiyatı ona göre ayarlamak her galericinin yapabileceği bir şey değil ama tüm galericilerin bu konuda daha fazla bilinçlenmesinin gerektiğini düşünüyorum.
Galericilik sektörüne internetin girmesiyle birlikte kâr marjının da düştüğünü görüyoruz. Tabi ki internet çok güzel bir şey. Örneğin benim vitrinimdeki arabayı internete attığımda tüm Türkiye görebiliyor, aracımı milyonlarca kişiye sunabiliyorum. Ama kendini bilmez, galericilikten anlamaz, cebinde üç beş kuruş parayla galericilik sektörüne giren insanlar hem alıcıları zor durumda bırakıyor hem de galericilerin adını kirletiyor. Parası olmayan insanları küçümsediğimden söylemiyorum ama doğabilecek bir sıkıntıda müşterinin zararını karşılayabileceksin. Güven ve kaliteli bir iş yapacaksan, çok paranın olması lazım çünkü alıcının zararını ancak maddiyatla karşılayabilirsin.
Araçların sigorta, kasko konusuna değinecek olursak fiyatları halkımız pahalı bulsa da bence çok da pahalı değil. İnsanlarımız 10 milyarlık arabaya 1 milyar sigorta veya kasko ödüyor. Bu tabi ki oran olarak yüksek olduğu için halkımız da şikayet ediyor. Oysaki 10 milyarlık bir araba 200 milyarlık bir araca çarpmış olsa, zarar vermiş olsa sonuçta karşıdaki aracın masrafını da karşılayacağı için kendini böylece güvence altına alınmış oluyor. Bu sebeple sigorta, kasko fiyatlarının pahalı olduğunu düşünmüyorum.
Araç alacaklara tavsiye olarak söylüyorum ki ekspertiz yapmadan araç almasınlar ve doğabilecek sorunlara karşı risk almamak için araçlarını mutlaka bir galeri esnafından alsınlar.